1. 'ın bağrından kopup gelmiş yiğit sivil paşa, tarihçi ve gazeteci.
    Günümüzün isim yapmış osmanlı siyasi tarihçilerindendir. Uzun yıllar dergisinde osmanlı tarihi üzerine soru cevapları yayınlanırdı (daha sonra bunlar kitap oldu). Lisede o yazılardan çok faydalandığımı, hemen herkese sıkıcı gelen "Viyana Kuşatmasının Nedenleri iki nokta" anlatımını çözdüğümü söyleyebilirim.
    'ya pişekarlık ettiği tarihin arka odası programıyla da geniş kitlelerce tanınmıştır. Şahsen yıllarca yazılarından faydalandığım adamı ilk kez orada görmüş ve bardakçı'ya pişekarlık edip onun iğnelemelerine her türlü göğüs germesini yadırgamıştım başta. programda sık sık konuyu memleketine getirir, zaman zaman fenerbahçe'yi de unutmazdı (evet fenerlidir).

    AKP'li gazetede yazmasının faydaları çabuk görülmüş, 15 temmuz sonrası dekanlığından sivilleştirilen harp okullarının başına atanmıştır. İlginç olan, 17-25 aralık sonrasında bile fetöcü bugün gazetesinde yazmasıdır. 'da hesap açanların bile yedi sülalesine çıkarılıp iş bulması engellenirken bu durum pek eleştirilmişti. Bu göreviyle "sivil paşa" unvanı almış, protokolde korgeneral seviyesine denk bir yere oturmuştur. MSÜ'nün başına atanmasının bir başka etkisi de, tarih bölümlerinden pek çok akademisyeni yarı zamanlı öğretim üyeliğine almasıdır.

    BU baalikt bir ukdesidir (ex laz Ziya yani)
    #230461 bir gocmen | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    2akademisyen 
  2. sivil .

    eskiden harp okulları komutanlığı'na korgeneral rütbesinde bir general atanırdı. harp okulları çatısı altına alınınca yöneticisi de sivil oldu tabii. generalliğe denk olabilecek bu sivil rütbeye atanan kişi de prof. erhan afyoncu oldu. bundan dolayı kendisine sivil korgeneral de denir.

    benim için erhan afyoncu aşağı yukarı şu şekildedir;

    - ama şimdi öyle diyusun da buna bi de şurdan bak, geçen bi şi okudum ama bak burası çok ilginç...

    (bkz: )

    (ama donanımlı adamdır tabii, ona bir sözümüz yok.)
    #262434 laz ziya | 4 yıl önce
    0akademisyen